Mektuplardan anladım ki memleketin ezici çoğunluğu pek sevmiş Başbakanımızın gürül gürül çıkışını.
Sevin tabii! Sevmemek mümkün mü? Van minüts, van minüts diye hafiften dalgamı geçtim amma... Serde Türklük var. Balkan göçmeni de olsak Türk Türktür! (Zaten Türk olmayanı da kafasına vura vura Türk etmesini biliriz.) Severiz yani efelenmeyi de efeleneni de.
Üstelik laikçisi ulusalcısı ve dincisiyle hepimizin sevmesi de ayrı bir güzellik olmuş. Efelenme konsensüsü.
Bana da çok kızmışlar. Neye niçin kızdıkları belli değil. Tişört fikri çok iyi bir fikirdi halbuki. (Destekse destek!) Ama mizahımız Recep İvedik seviyesine düşünce (veya zaten hep orada olduğu için) önerilerime çok kızmışlar. Van minüts tişörtü olmazmış! Sonun s de yokmuş zaten. (Hayır vardı!)
Ay ay ay.. Bir de kibarlık budalaları var. Kadına “bayan”, tuvalete “lavabo” deyince kendilerini kibar addedenler “sizin gibi bir bayana hiç yakışmamış”lamışlar bütün gün.
Tabi tabi.. Öfkelenince o “kibarlar”a ne oluyor biliyoruz.
Başbakan çok iyi etmiştir diyorsunuz.
Gürül gürül çıkışması iyi olmuştur diyorsunuz.
Peki İrak’ta beş yıldır 1 (BİR) milyon insanın ölürken, Felluce’de insanlar katledilirken, neredeydi Başbakanımızın gürül gürül sesi? Peres’e çıkan gürül gürül ses Bush’a niye çıkamadı?
Bangır bangır yazıyor günlerdir gazeteler, ülkemizde JİTEM’in öldürdüğü binlerce insan için niye çıkmıyor o gürül gürül ses?
Askerlerimiz dağlarda sahipsiz bırakılıp katledilirken nerede o ses?
Hrant Dink öldürüldüğünde neredeydi o gürül gürül ses?
Ya peki İsrail ile şanlı ordumuzun modernizasyonu anlaşmaları yapılıp, milyonlarca dolar gürül gürül İsrail’e akıtıldığında?
Bundan sonra İsrail’den herhangi bir silah almayı da kesebilecek miyiz gürül gürül? Haysiyetli dış politikayı bu sananlar bunu da yapabilirler mi?
Gelin şu tarihimizi temizleyelim, gelin İttihat ve Terakki’nin yediği haltlara sahip çıkmayalım dendiğinde niye duymadık o hakkaniyetli gürül gürül sesi?
O gürül gürül sesi cami, türban ve Filistin üçgeni dışında duyabilecek miyiz?
Duyabileceksek ne ala! Sonuna kadar destekleyelim!
Üstelik o aynı gürül gürül ses “işsizlik belimizi büktü, anamız ağladı” diyen kendi halkına “ananı da al git” şeklinde döndüğünde yine sevecek miyiz?
Yine kendi halkına “çeksinler gitsinler” dediğinde?
Yoksa Ekrem Kaftan Bey’in yazıp bana da gönderdiği şiir kadar mıdır hadise?
“Bitirdin bu milletin Osmanlı hasretini / Yazacak tarih senin elbette gayretini / Allah kabul eylesin mukaddes hiddetini / İslam’ın bayrağısın Recep Tayyip Erdoğan...”
Osmanlı hasreti ha!
Vay babam vay...
Not: Mutlu Tönbekici yazısından alıntıdır...
Yazıyı cok begendim sizinle paylaşmak istedim...sayın başbakanımızın reytinginden bahsetmiş...ve düşüncelerinin hepsine katılıyorum.....'' Peki İrak’ta beş yıldır 1 (BİR) milyon insanın ölürken, Felluce’de insanlar katledilirken, neredeydi Başbakanımızın gürül gürül sesi? Peres’e çıkan gürül gürül ses Bush’a niye çıkamadı? '' bu soruyu bende sormuştum.. kendi cevreme... Neden???????? sayın başbakanım...
hayırlısı..
3 Şubat 2009 Salı
Padişahım sen çok yaşa!
Etiketler:
davos,
recep tayyip erdogan,
tartışma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
